Kadınlar Birlikte Güçlü’nün, “Kadın tutsaklara işkenceye son” sloganıyla Süreyya Operası önünde yapmak istediği basın açıklamasını engellemek isteyen polis alanı abluka altında aldı. Kadınlar polis ablukasına rağmen toplanarak, sloganlarını haykırdı.

Kadınlar Birlikte Güçlü’nün sosyal medya hesaplarından duyurduğu basın açıklaması metni:

İnfaz, işkence ve erkek-devlet şiddetine karşı birlikte güçlüyüz!

Hayatlarımıza, haklarımıza, emeğimize bedenimize, kimliğimize yönelik saldırıları birlikte göğüslüyoruz, bugün davası olan yol arkadaşımız Aysel Tuğluk başta olmak üzere hasta tutsak kadınların hemen tahliyesini talep ediyoruz. Mücadele eden kadınlara karşı cezaevinin cinsel şiddetiyle, sağlık hakkına müdahalesiyle nasıl bir siyasi intikam aracına dönüştüğünü görüyoruz. Yargının bir ceza ve adalet aracı olarak değil, erkek-devlet şiddeti ve işkence biçimi olarak işlemesine alışmayı reddediyoruz. Arkadaşlarımız serbest kalana, gerçek adalet sağlanana, cinsel şiddet son bulana ve sorumluları ceza alana kadar birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz!

Başta çıplak arama olmak üzere kadınlara yönelik cinsel işkencelerin ve tehdidinin sistematikleştiği, gözaltı ve tutuklamaların cinsel işkence imkânı sağlama aracına dönüştüğü koşullarda, biz kadınlar sadece evlerde, sokaklarda, meydanlarda değil, hapishanelerde de birbirimizi bırakmıyoruz.

Yol arkadaşımız Aysel Tuğluk, mücadele hayatı boyunca biz kadınların kazanımları için uğraştığı için, erkek egemenliğine ve erkek-devlet şiddetine karşı başkaldıracak cüreti gösterdiği için ırkçı, cinsiyetçi ve militarist devletin çeşitli saldırılarına maruz kaldı.

Son olarak da, Aysel Tuğluk’un sağlık sorununa dair İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu yaptığı açıklamada, “12 Temmuz 2021 tarihli Kocaeli Üniversitesi Adli Tıp Kurumu raporunda, Aysel Tuğluk’un hafızasına vuran hastalığının olduğu, hayatını sürdürmek için ikinci kişilerin yardımına ihtiyaç duyduğu açık biçimde ifade edilmiştir. Hastalığı hızla ilerleyen Tuğluk’un yaşamı riske atılıyor,” ifadelerini kullandı. Adli Tıp raporuna göre Tuğluk’un cezaevinde kalması uygun değildir. Buna rağmen tutukluluğunun devamı rehineliktir, suçtur!

Aysel Tuğluk’un hafıza kaybı yaşamasını tetikleyen, annesi Hatun Tuğluk’un cenazesinde yaşanan ırkçı ve kadın düşmanı saldırıyı asla unutmuyoruz. Faillerinin düzmece mahkemelerde tutuksuz yargılandığını, İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu ile tebrik fotoğrafları çektirdiğini unutmuyoruz. Bu ırkçı, tekçi, kadın düşmanı iş birliğine karşı hiçbir kadını yalnız bırakmıyoruz!

Kocaeli Adli Tıp Kurumu’nun tutukluluğa engel raporuna karşı İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun çıkarttığı kararın tıbbi değil siyasi olduğunu, işkencenin sürekliliğine hizmet etmeyi amaçladığını gayet iyi biliyoruz.

Bir başka kadın arkadaşımızın da dün devlet tarafından cezaevinde katledildiği haberini aldık. Garibe Gezer için yasta değil isyandayız, öfkemiz büyük. Soruyoruz: Bir kadın tek başına bir hücrede nasıl ölü bulunabiliyor? Sorumluları kim? Nasıl oluyor da bugün otopsisi apar topar, avukatlar bile beklenmeden bitirilebiliyor? Onu cinsel işkenceye maruz bırakan ve ölümüne sebep olanların, devletin bizzat ortak olduğu bu cinayetin ve gerçeklerin peşini asla bırakmıyoruz. Yaşadığı cinsel şiddet ve tecride karşı mücadele eden Garibe Gezer’in sesini hep beraber yükseltiyoruz. Biz kadınlara dayatılan ölüm, işkence ve erkek-devlet şiddetine karşı birbirimizi yaşatacağız, birlikte mücadelemizi büyüteceğiz.

Sesimiz Kandıra’dan yankılansın!

Kazanımlarımızı birlikte omuzladık, saldırılarınıza karşı da birlikte güçlüyüz!

Kadın tutsaklara işkenceye son!

10.12.2021

Bir cevap yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here

one × three =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.