Yoshiko ve Yuriko ve isimlerinin baş harflerinin olduğu Y. Y. C. bavulu, Yoshiko & Yuriko filminden.

Rus dili ve edebiyatı uzmanı, çevirmen Yuasa Yoshiko, balık satıcısı (fishmonger) Yuasa ailesinin altı çocuğundan biri olarak 7 Aralık 1896’da Kyoto’da dünyaya geldi. Doğumundan bir yıl önce, erkek kardeşi dokuz yaşındayken ölmüştü. Oğlan çocuğu ikamesi beklentisi hakimdi. Babası “Yine mi bir kız?” hayıflanmasıyla haberi karşıladı. (Identity and Status in the Translational Professions, 2011, s 173)

Yaşamının ilk yılları, Japonya’nın tarımsal toplumdan modern-ulus devlete geçiş yaşadığı Menji Dönemi’nde (1868-1912) geçti. Rus yazarları, özellikle hayran olduğu Çehov’un eserlerini Japoncaya tercüme etti. Kuvvetli bir eşcinsel aşk ve dostluk yaşadığı yazar Miyamoto Yuriko ile ilişkileri çeşitli biçimlerde görünmezleştirildi.

Yazar Sawabe Hitomi, Yuasa Yoshiko’yu kaldığı bakımevinde ziyaret etti, Yoshiko bu sırada 90 yaşındaydı. Yuriko’nun gölgelediği sensei’ye geçmişi sordu. İlk yanıtı “Hayatımı yazacaksan bana bir iyilik yap ve ben ölene kadar bekle,” oldu. Ufak ufak açıldığı, kaba saba şakalar savuşturduğu sohbetin bir yerinde “Sanırım ben bir lezbiyenim.” dedi. [lezbiyen, Japonca rezubian] (Queer Voices from Japan: First-Person Narratives from Japan’s Sexual Minorities, 2007, s 34)

Yoshiko, 10 yaşındayken halasına evlatlık verildi. Inoue ailesi, işletmesi (geisha teahouse) olan, refah düzeyi daha yüksek bir aileydi. 1909 yılında Yoshiko, Kyoto Kız Lisesi’ne kaydoldu. Erkekler ve kızlar ayrı okullarda eğitim görüyordu. Kız çocuklarına empoze edilen evcil rollerle üzerlerine patriyarkal görevler, sorumluluklar yükleniyordu. “İyi eş, görgülü anne” olma şiarıyla [“good wife, wise mother” maxim] bir toplumsal işlev yükleyen eğitim tasarlanmıştı. Erkek çocuklara layık görülen akademik müfredat ise başkaydı. (Identity and Status in the Translational Professions, 2011, s. 174) Yoshiko, üvey babanın tacizi sonrası Yuasa ailesinin evine geri döndü. Burada da mutsuzdu, annesinin ölümünden sonra babası ikinci evliliğini küçük teyzesiyle yapınca evden ayrıldı. Eğitim almak üzere Tokyo’ya gitti. Japon Kadın Üniversitesi’nde bir dönem ve bir dönem de Tsuda Koleji’nde okudu. Ardından kurumsal olmayan bir eğitim almaya, Rus dili ve edebiyatı üzerine çalışmaya karar verdi. (Red Love Across the Pacific – Political and Sexual Revolutions of the Twentieth Century, 2015, s 125)

İlk makelesi “The Rain,” 1912’de, Yuasa Akiko ismi altında yayınlandı. Rusça eğitiminin ikinci yılında, 1917’de dönemin önde gelen Rus edebiyatı akademisyeni Nobori Shomu, Yoshiko ve bazı kişileri Dostoyevski’nin “A Little Hero” (Malen’kii geroi) çevirisi üzerine çalışmaya davet etti

1918’de, basım ve yayın işlerini öğrendi ve kendi edebiyat dergisi Shakko’yu yayınlamaya başladı. Derginin ilk sayısında Yoshiko’nun Dostoyevski çevirisi “A Little Hero” da yayınlandı. (Identity and Status in the Translational Professions, 2011, s 175). İkinci sayısında ise Alexander Kurpin’in Yama: The Pit romanının çevirdiği ilk bölümünü yayınladı. Şok edici detaylarıyla “Odessa red-light” bölgesindeki yaşamın anlatımını sunan yayının tüm kopyaları polis tarafından toplandı. Sansür ve baskıyla mücadele eden dergi 1919’da yayınını durdurdu. (Identity and Status in the Translational Professions, 2011, s 176).

Yoshiko ücreti iyi bir editörlük işi buldu. Aikoku fujin (Patriotic Women) gazetesindeki işi tamamen geçim derdiyle yaptığı, kendisi için önemi olmayan bir işti. Yazar Tamura Toshiko (1884-1945) da dahil olmak üzere kadınlarla romantik ve cinsel birliktelikler yaşadı. Inoue ailesinin çayevinde geisha olarak çalışan Kitamura Sei ile 1924’te kötü biten bir ilişkisi oldu. Yoshiko’nun destekleriyle geleneksel müzik öğretmenliği kariyerine geçiş yapabilen Kitamura, ayakları üzerinde durmaya başlayınca heteroseksist dünyaya yönelerek uzaklaştı. (Red Love Across the Pacific – Political and Sexual Revolutions of the Twentieth Century, 2015, s 125)

1924’ün mayıs ayında derin bir dostluk ve eşcinsel aşk ilişkisi yaşayacağı işçi sınıfı yazarı Chujo Yuriko ile tanıştı. Yuriko, haziran ayında, yazma sürecine konsantre olmak için Fukuşima’da kırsal bir beldeye gitti. Otobiyografik romanı, Japonya’da feminist söylemin öncü eserlerinden Nobuko ortaya çıktı. (Red Love Across the Pacific – Political and Sexual Revolutions of the Twentieth Century, 2015, s 126). Yoshiko Tokyo’da kaldı ve birbirlerine yüzlerce mektup yazdılar.

Yoshiko, Ocak 1927’de editörlük işinden istifa etti ve yeni bir çeviri projesi üzerinde çalışmak için Tocgihi bölgesinde bir dağ oteline gitti. (1923’te, Japonya’da çeviri sistemi (translation royalties system) kurulmuştu, çevirmenlere daha iyi ekonomik koşullar vadeden bir çalışma alanı söz konusuydu (Yonekawa 1962) (Identity and Status in the Translational Professions, 2011, s 176). 1927’de, Yoshiko, Rus dili ve edebiyatı üzerine ileri çalışmalar yapabilmek için Sovyetler Birliği’ne gitmeye karar verdi. Yuriko da komünist devlette kadınların ve edebiyatın durumunu öğrenme niyetiyle onunla birlikte yola çıktı. Moskova’dan 1930’da döndüler. (Red Love Across the Pacific – Political and Sexual Revolutions of the Twentieth Century, 2015, s 126)

Yoshiko’nun ilk büyük çeviri projesi Anton Çehov’un eşine mektupları 1928 yılında yayınlandı. Yoshiko; Turgenyev, Gorki, Samuil Marshak ve daha pek çok yazarı Japon diline kazandırdı. (Red Love Across the Pacific – Political and Sexual Revolutions of the Twentieth Century, 2015, s 126) 1930’lar, Japonya’nın Çin ve Sovyetler ile sınır savaşları yürütmesiyle geçti. Ekonomi kötüleşti. Entelektüeller için zor zamanlar başladı. “Tsurumi Shunsuke’ye göre ‘birisinin saçlarını elektrikli maşayla bukle yapması bile ulusa ve ulus devlete karşı’ sayılıyordu.” (Identity and Status in the Translational Professions, 2011, s 181)

1932’de Yuriko ile ilişkileri sona erdi. Yuriko, şubat ayında, komünist partinin de bir dönem liderliğini yapan Miyamoto Kenji ile evlendi. Jiji shinpō gazetesi bu evliliği “joined by red love” olarak duyurdu. Yuriko’nun annesi günlüğüne bu evliliği kaydederken Yoshiko ile alay ediyordu: “Bayan Yoshiko, Yuriko’nun erkek arkadaşı, şimdi onu bıraktı.” (Red Love Across the Pacific – Political and Sexual Revolutions of the Twentieth Century, 2015, s 132)

1933’te Yoshiko, Japonya Komünist Partisi’ne fon toplamaya iştirakten yedi ay kadar hapsedildi. (Identity and Status in the Translational Professions, 2011, s 181) Kenji ve Yuriko da cezaevine kapatıldı. Ağır işkenceler gördüler. Komünist Parti legalleşip de Kenji serbest bırakılınca Yuriko, eski aşkı Yoshiko’ya tamamen sırt çevirdi. Birlikte yaşadıkları yedi yılın tasvirlerini içeren Two Gardens ve Singpost kitaplarını yayınladı. İlişkilerini karanlığa gömdü, Yoshiko’yu sürgün edilmesi gereken “anormal” ve “küçük burjuva” ilan etti. (Red Love Across the Pacific – Political and Sexual Revolutions of the Twentieth Century, 2015, s 129) Yoshiko ise yaşadığı süre boyunca ilişkileri hakkında, kamu önünde hiçbir zaman yorum yapmadı. 1949 yılında yazdığı kişisel bir notunda, Yuriko’nun dürüst olmayan tavrına karşı içini döküyordu:

“Yuriko’nun saldırganlığını asla affedemeyeceğim – bulanıklaştırmasını ve siyaha beyaz demesini! Signpost’u bu bakımdan yalanlarla dolu. Kendi yaşam biçimini güzelleştirme girişimi alçakça. İlişkimizin son aşamasında dile getirdiği cinsel arzu ne olacak? Hiç kimseye bu konu hakkında tek kelime etmeyeceğim. Hepsini kalbimde tutacağım ve sessizliğimi koruyacağım. Nasıl olsa her şey, yüzyıl içinde aydınlığa kavuşabilir.” (Red Love Across the Pacific – Political and Sexual Revolutions of the Twentieth Century, 2015, s 133)

Yoshiko, 30’lu yıllardan 40’lı yıllara kadar profesyonel olarak dergilere çeviri yaptı, çeviri kitaplar yayınladı. Çevirilecek metinlerin seçilmesine danışmanlık etti. Özellikle kurgusal olmayan biyografik literatüre yöneldi. 1937’de Gorki’nin günlüğünden parçalar yayınlandı. Çehov’un eşine mektupları çevirisini yeniden ele aldı ve 1941’de Chikuma Shobo yayınevi Çehov-Gorki yazışmalarını bir ciltte yayınladı. (Identity and Status in the Translational Professions, 2011, s 181)

Savaş sonrası Japon ekonomisi hızlı bir toparlanma gösterdi. Entelektüeller arasında devrim öncesi Rus edebiyatı ve Sovyet kültürüne ilgi yüksekti. Amerika’nın 1952’de biten Japonya işgali nedeniyle sağdan ya da soldan fark etmeksizin tüm kesimlerde yükselen Amerikan karşıtlığına bağlı olarak halk arasında da Rus kültürüne bir merak uyanıyordu. (Identity and Status in the Translational Professions, 2011, s 184)

1950’de Çehov’un iki oyununu (“Three Sisters and Cherry Orchard”) çevirdi. Kariyerinin en üretken dönemi başlamıştı. Senede iki, üç çevirisi yayınlanıyordu. (Identity and Status in the Translational Professions, 2011, s 183)

Yoshiko, 1990 yılında 93 yaşındaki vefatına kadar bildiği gibi yaşadı. Ölümünden sonra yaşamı hakkında biyografi, anı türünde kitaplar, akademik makaleler yayınlandı. Yuriko ile mektuplaşmaları analiz edilerek ilişkilerinin entelektüel etkilenim kadar erotik ve romantik yönleri de ortaya çıkarıldı. 2011 yılında ikilinin 1924’teki karşılaşmalarına ve yaşadıkları yedi yıla odaklanan Yuriko, dasuvid ā niya [Good-bye, Yuriko] filmi çekildi. Film, Türkiye dahil dünya çapında çeşitli festivallerde gösterildi.

* Japonca soyisim/aile adı öne, kişi adı sona gelerek yazılır. Örneğin yazar Yuriko; aile adıyla Chujo Yuriko, Miyamoto Kenji ile evliliğinden sonra Miyamoto Yuriko ismiyle anılır.

Kaynakça

“A Visit with Yuasa Yoshiko, a Dandy Scholar of Russian Literature” in Queer Voices from Japan: First-Person Narratives from Japan’s Sexual Minorities, Sawabe Hitomi, Edited by Mark McLelland, Katsuhiko Suganuma, and James Welker, Translated into English by James Welker, Lanham: Lexington Books, 2007, 31–40.

 

Bir cevap yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here

fourteen − 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.